Şişli’ye ilk taşındığım gün elimde iki valiz, bir termos çay ve kafamda milyon tane soruyla Halaskargazi Caddesi‘nin ortasında dikilip kalmıştım. İnanın o an kendimi bir filmin açılış sahnesindeymişim gibi hissettim. Ama film değildi işte, resmen hayattı ve hayat da her zaman senaryosuz gelir. İşte o gün, Travesti Ayda Şişli macerası başladı. Şimdi geriye dönüp baktığımda gülüyorum ama o zamanlar valla epey terlemiştim.
Bu yazıda size Şişli’ye alışma sürecimi anlatacağım. Hem gülün hem de belki kendi semtinize taşınırken işinize yarayacak birkaç ipucu kapın. Çayınızı alın, koltuğa gömülün, başlıyoruz.
İlk İzlenim: “Burası Hiç Uyumuyor mu?”
Şişli’nin en büyük şoku bana ilk gece geldi. Ben taşradan gelen, akşam dokuzda sokakların boşaldığı bir yere alışkın bir kızım. Şişli’de ise saat gece bir olmuş, hâlâ simitçi bağırıyor, taksiler kornaya basıyor, karşı apartmandaki komşu balkonda müzik açmış oynuyor. İlk hafta hiç uyuyamadım desem yeri var.
Ama işin komik tarafı şu: İki hafta sonra o gürültü olmadan uyuyamaz hâle geldim. İnsan oğlu işte, her şeye alışıyor. Şimdi köye gitsem “Aa niye bu kadar sessiz, bir şey mi oldu?” diye panikliyorum. Şişli beni resmen değiştirdi, hem de en tatlı şekilde.
Halaskargazi’de Bir Kadının Yürüyüş Rehberi
Şişli’de yürümek başlı başına bir sanat. İlk günlerde Halaskargazi Caddesi’nde topuklularla yürümeye kalktım. Büyük hataydı. O kaldırım taşları var ya, sanki topuk düşmanı bir mühendis tasarlamış. İki adımda bir taş oynuyor, ben de balerin gibi dengede kalmaya çalışıyorum.
Sonunda çözümü buldum: Çantada bir çift babet taşımak. Artık şık ayakkabıyı metroya kadar giyip, kaldırıma gelince babeti çıkarıyorum. Şişli’nin bana öğrettiği ilk hayat dersi buydu: Güzellik önemli ama ayak sağlığı daha önemli, canım.
Travesti Ayda Şişli günlüklerinde bu babet numarası en çok işe yarayan taktik oldu. Semtteki birçok arkadaşıma da öğrettim, hepsi bana teşekkür ediyor. Küçük şeyler hayat kurtarıyor işte.
Mahalle Esnafıyla Tanışma Faslı
Şişli’nin en güzel yanı ne biliyor musunuz? Esnafı. Başta herkes birbirini tanımıyor sanıyordum ama meğerse burası kocaman bir aile. İlk manavdan domates alırken adam bana “Kızım bunlar çok sulu, salata için birebir” dedi. O günden sonra o manav benim domates danışmanım oldu.
Köşedeki kahveci Ahmet abi var, beni gördüğü an “Ayda geldi, hadi bakalım az şekerli!” diye bağırıyor. Bir keresinde kötü bir gün geçirmiştim, suratımdan belliydi. Adam bana bedava bir dilim kek uzattı, “Bugün benden” dedi. İşte Şişli bu. Beton yığını gibi görünür ama içinde kocaman bir kalp taşır.
Terzim Sevgi teyze ise ayrı bir hikaye. Elbiselerimi ona diktiriyorum ve her seferinde bana annelik yapıyor. “Kızım bu kadar dar giyme, otururken rahat et” diyor ama ben tabii ki dinlemiyorum. Sonra da otururken nefes alamayıp ona hak veriyorum. Sevgi teyze her zaman haklı çıkıyor, sinir bozucu bir şekilde.
Şişli’nin Gece Hayatı: Bir Sosyal Deney
Şişli’de gece hayatı ayrı bir dünya. Nişantaşı tarafına doğru yürüdüğünüzde şık kafeler, meyhaneler, insanın gözünü kamaştıran vitrinler. İlk gittiğim mekânda garson bana menüyü uzattı, fiyatları gördüm ve suyumu yudumlayarak “Aslında ben tokum” dedim. Klasik.
Ama zamanla öğrendim ki Şişli’de ucuz ve keyifli mekânlar da var. Ara sokaklara girdiğinizde bambaşka bir dünya açılıyor. Küçük bir meyhane buldum, sahibi bana “esnaf indirimi” yapıyor artık. Neden esnaf indirimi kazandım bilmiyorum ama itiraz da etmiyorum, değil mi?
Geceleri arkadaşlarımla buluşup dertleştiğimiz, kahkaha attığımız o sokaklar var ya, işte oralar beni Şişlili yaptı. Travesti Ayda Şişli hayatının en güzel anıları hep o gece sohbetlerinde saklı. Bir bardak şarap, iki kişilik muhabbet, üstüne biraz İstanbul manzarası… Daha ne olsun.
Komik Anılar Köşesi: Başıma Gelenler
Şimdi size birkaç utanç verici anımı anlatacağım çünkü kendimle dalga geçmeyi seviyorum. Bir keresinde metroda o kadar dalmışım telefona, durağı kaçırmışım. Baktım Şişli’yi geçmiş, ta Levent’e gelmişim. Geri dönerken tam beş kişiye “Bu tren Şişli’ye gidiyor mu?” diye sordum, resmen turist gibiydim. Halbuki iki aydır orada oturuyorum.
Bir başka sefer, apartmanın kapı kodunu unuttum. Yağmur yağıyor, saçlarım mahvoldu, elimde poşetler. Komşu teyze aşağı inip beni kurtardı. O günden sonra kapı kodunu telefonuma not aldım, hatta üç yere birden yazdım. Bir daha o rezaleti yaşamam artık.
En komiği ise şuydu: Bir kuaföre gittim, kadın saçımı öyle bir kesti ki eve gelip aynaya baktığımda ağladım. Ama ertesi gün herkes “Aaa ne güzel olmuş” dedi. Meğer sorun saçta değil, benim o günkü ruh halimdeymiş. Şişli bana bunu da öğretti: Bazen sorun dışarıda değil, içeride.
Şişli’de Yaşamak İsteyenlere Küçük Tüyolar
Madem buraya kadar geldiniz, size birkaç pratik bilgi vereyim. Bunları zor yoldan öğrendim, siz kolay yoldan öğrenin:
- Ulaşım kartınızı hep dolu tutun. Metrobüs kapısında para yüklemeye çalışmak, arkanızdaki elli kişinin nefret dolu bakışlarıyla tanışmak demektir.
- Kahvaltıyı ara sokaklarda yapın. Ana caddedeki fiyatların yarısına, iki katı lezzet bulursunuz.
- Komşularla selamlaşın. Şişli büyük ama mahalle kültürü hâlâ yaşıyor. Bir “günaydın” bin kapı açar.
- Yağmurluk her zaman çantada olsun. İstanbul havası kadın ruhu gibidir, bir bakmışsınız güneş, bir bakmışsınız sağanak.
Bu tüyoları Travesti Ayda Şişli deneyimimden süzerek çıkardım. Umarım sizin de işinize yarar.
Peki Şimdi Ne Hissediyorum?
Şişli’ye taşınalı epey oldu ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Burası artık benim evim. O ilk günkü kaygılı, terli, valizinin üstünde oturan kızdan eser kalmadı. Şimdi kendinden emin, mahallesini seven, esnafıyla dertleşen bir kadınım.
Şişli bana sadece bir adres olmadı. Bana ait olma hissini, kabul edilmeyi, gülüp geçmeyi öğretti. Bir semt insanı bu kadar mı değiştirir dersiniz? Ben yaşadım, evet değiştiriyor.
Eğer siz de yeni bir yere taşınmanın eşiğindeyseniz, korkmayın. İlk günler zor gelir, kaybolursunuz, saçmalarsınız, hatta bazen ağlarsınız. Ama sonunda o yer sizin olur. Tıpkı Şişli’nin benim olduğu gibi.
Ve bir gün, tıpkı benim gibi, gece yarısı simitçinin sesini duyup gülümseyeceksiniz. İşte o an, artık o semtin bir parçası olduğunuzu anlayacaksınız. Travesti Ayda Şişli hikayem böyle başladı ve inanın bana, daha çok anlatacağım var. Ama o başka bir yazının konusu. Şimdilik hoşça kalın, kendinize iyi bakın ve unutmayın: Nereye giderseniz gidin, orayı evinize çevirmek sizin elinizde.



