travesti ece makyaj istanbul

Travesti Ece ile Makyaj Öğretileri: Sıfırdan Diva Olmanın Eğlenceli Yolları

Selam canlarım! Ben travesti Ece. Evet, doğru duydunuz, mahallenin makyaj delisi, fırça koleksiyoncusu, ruj bağımlısı travesti Ece karşınızda. Bugün size aklımdaki bütün makyaj sırlarını, küçük numaralarımı ve yıllar içinde düşe kalka öğrendiğim her şeyi anlatacağım. Hazırsanız bir kahve kapın, ışıkları açın, aynanın karşısına geçin. Çünkü bu yazı bitince hepiniz birer makyaj canavarı olacaksınız.

Ama önce şunu söyleyeyim: Makyaj benim için sadece yüze sürülen birkaç ürün değil. Makyaj bir terapi. Sabah keyfim yoksa eline fırçayı alır, kendime küçük bir kanat çekerim, bir bakmışım moralim yerine gelmiş. Makyaj bir oyun, bir sanat, biraz da büyücülük. İşte ben travesti Ece olarak bu büyüyü size de öğreteceğim.

Makyaja Başlamadan Önce: Kafanı Boşalt, Cildini Hazırla

Birçok kişi makyaja direkt fondötenle başlar. İşte ilk hatamız da bu zaten. Cildine iyi davranmazsan, üstüne ne sürersen sür tutmaz canım. Ben yıllarca bunu öğrenemedim, sonunda kafam bastı.

Makyaja başlamadan önce yüzünü güzelce temizle. Köpük ya da jel temizleyici, ne sana uyuyorsa onunla yıka. Sonra tonik. Sonra da bol bol nemlendirici. Cildin kuruysa fondöten pul pul olur, yağlıysa öğlene kalmadan akar gider. O yüzden cilt tipini tanı, ona göre ürün seç.

Benim olmazsa olmazım: makyaj bazı (primer). Bu küçük şişe yok mu, hayat kurtarıyor. Hem makyajın gün boyu sabit kalmasını sağlıyor hem de gözeneklerin görünümünü azaltıyor. İlk kullandığımda “bu ne ya, su gibi bir şey” demiştim. Meğer mucizeymiş. Travesti Ece sözü, primer’siz makyaj yapmaya kalkma.

Cilt Bakımı Rutinim

Sabah kalkar kalkmaz yüzümü serin suyla yıkarım, gözlerimin altına buz küpü gezdiririm (şişlik için birebir), sonra C vitamini serumu, ardından nemlendirici ve güneş kremi. Akşam ise makyajımı asla, ama asla yatağa götürmem. O kadar yorgun olsam da gider temizlerim. Çünkü ertesi sabah cildin sana teşekkür ediyor, inan bana.

Fondöten Seçimi: Doğru Ton Bulmanın Acısı

Ah fondöten, seni gidi seni. Kaç tane yanlış ton aldım, saymıyorum bile. Eve gelip sürünce ya hayalet gibi oluyordum ya da bronzlaşmış gibi. Ortasını bulmak resmen bir kahramanlık hikâyesi.

İşte sana altın kuralım: Fondöteni elinin üstüne değil, çene hattına sür. Boyun ve yüz aynı tonda olmalı ki maske takmış gibi görünmeyesin. Mümkünse mağazada test et, dışarı çık, gün ışığında bak. Çünkü mağaza ışıkları yalancıdır, hepsi yalancı.

Cilt tipine göre seçim de önemli:

  • Yağlı cilt: Matlaştırıcı, uzun süre dayanan fondötenler senin dostun.
  • Kuru cilt: Nemlendirici, ışıltı veren formüller seni kurtarır.
  • Karma cilt: Benim gibi orta yolu bul, ne çok mat ne çok parlak.

Kapatıcı konusunda da cimrilik yapma. Göz altı morlukları için fondötenden bir ton açık kapatıcı kullan, ufak bir üçgen çiz, dağıt. Bir anda 8 saat uyumuş gibi görünürsün. Sihir gibi.

Kaş: Yüzün Çerçevesi, Travesti Ece’nin Takıntısı

Şimdi geldik benim en sevdiğim konuya. Kaşlar. Yemin ederim kaşlar olmadan yüz, çerçevesiz tablo gibi. Ne kadar güzel makyaj yaparsan yap, kaşların dağınıksa bütün emek boşa.

Ben kaşlarımı doldururken doğal görünmeye dikkat ederim. O eski “iki çizgi” kaş modası geçti canlar, artık dolgun ama doğal kaş moda. Kaş kalemiyle tek tek kıl çizer gibi yaparım, sonra bir kaş jeliyle sabitlerim. Abartmadan, ama belli olacak şekilde.

Bir de şu var: Kaşların simetrik olmak zorunda değil. “Kaşlar kardeştir, ikiz değil” sözünü hiç unutma. İkisini birbirine benzetmeye çalışırken saçmalama, doğallığını koru.

Göz Makyajı: İşte Burada Sihir Başlıyor

Tamam, şimdi işin en eğlenceli ama en zorlu kısmına geldik. Göz makyajı. Bir gözüne harika bir far yaparsın, diğerine geçince sanki elin başka birinin eli olur. Hepimiz yaşadık bunu, utanma.

Adım Adım Klasik Far Geçişi

Sana benim en sevdiğim, her ortama uyan nötr göz makyajını anlatayım:

  1. Far bazı sür. Far bazı olmadan farın akşama kalmaz, kırışıklıklara dolar. Yine primer kurtarır seni.
  2. Açık ton ile kapağın tamamını boya. Bu senin baz rengin.
  3. Orta tonu göz kıvrımına yerleştir. Burası derinlik veren kısım. Yavaş yavaş, az az al, çünkü çok alırsan panda gözüne dönersin.
  4. Koyu tonu dış köşeye koy ve birleştir. “Birleştir, birleştir, bir daha birleştir.” Bu benim mantram. Keskin geçişler düşmanımız.
  5. İç köşeye ışıltılı bir far koy. Bu küçük dokunuş gözünü bir anda açar, uyanık gösterir.

Eyeliner: Travesti Ece’nin Baş Belası ve Aşkı

Eyeliner ile aramızda aşk-nefret ilişkisi var. Bazen ilk denemede mükemmel kanat çekerim, kendimle gurur duyarım. Bazen de on kere silip baştan yaparım, sonunda pes edip “bugün doğal gün” derim.

Sana ipucu: Kanat çizerken gözünün dış köşesinden alt kirpik dibine doğru hayali bir çizgi düşün, kanadını o açıyla çek. İki taraf tutmuyorsa bir kürdana ya da bantla şablon yap. Utanılacak bir şey değil, profesyoneller bile yapıyor.

Kirpik konusunda ise maskaranı cömertçe sür. Takma kirpik kullanacaksan, bandını yapıştırmadan önce hafifçe bekle, yarı kurusun ki kaymasın. İlk başta el titrer ama merak etme, pratikle herkes ustalaşır. Ben de ilk taktığımda kirpiği kaşıma yapıştırmıştım, gülmekten yerlere yatmıştık.

Kontür ve Allık: Yüze Boyut Katmanın Keyfi

Kontür yapmak ilk başlarda bana çok korkutucu gelmişti. “Aman yüzüm çamur gibi olur” diye ödüm kopardı. Ama doğru yapınca elmacık kemiklerin ortaya çıkıyor, yüzün şekilleniyor, bir anda model gibi oluyorsun.

Kontürü yanağının çukur kısmına, alın saç çizgisine ve çene altına uygula. Sonra mutlaka dağıt. Kontürde de kural aynı: az al, birleştir, gerekiyorsa ekle. Çünkü eksik makyaj tamir edilir ama fazlasını temizlemek bayağı uğraştırır.

Allık ise yüze hayat verir. Elmacık kemiğinin üst kısmına gülerek uygula, hafifçe yukarı doğru fırçala. Şeftali, pembe, mercan tonları çoğu cilde yakışır. Allık sürünce bir anda taze ve canlı görünürsün, sanki az önce harika bir haber almışsın gibi.

Bir de aydınlatıcıyı (highlighter) unutmayalım. Elmacık kemiğinin en tepesine, burun sırtına ve kaş altına azıcık koy. Işıklar üstüne vurduğunda parıldarsın. Ama abartma, disko topuna dönme, dengeyi koru.

Ruj: Travesti Ece’nin İmzası

Gelelim benim imzama. Ruj. Bir kadının çantasında ne olur olmaz ama ruj her zaman bulunur. Ben kötü bir gün geçiriyorsam kırmızı ruj sürerim, dünya benim olur. Cesaret lazımsa kırmızı, romantik bir akşamsa nude, eğlenceli bir gece ise neden olmasın bir mor ya da bordo.

Rujun daha uzun kalması için ipucum: Önce dudak kalemiyle dudak hattını çiz ve içini de doldur. Sonra rujunu sür, bir peçeteyle hafifçe bas, üstüne bir kat daha sür. Böylece akşama kadar dudağında durur, yemek yerken bardağında değil.

Dudakların ince mi? Kalemi hafifçe dudak hattının biraz dışından çiz, gözle görülür şekilde değil tabii, doğal sınırda. Bir anda dolgun dudaklar. Filtre falan gerekmez.

Günlük Makyaj vs. Gece Makyajı

İnsanlar bana hep soruyor: “Ece, her gün bu kadar makyaj mı yapıyorsun?” Tabii ki hayır canım. Günlük hayatta hafif giderim. Gece çıkacaksam o zaman bütün cephaneliği çıkarırım.

Günlük Doğal Görünüm

Hafif bir BB krem, kaşlarıma dokunuş, biraz maskara, doğal bir allık ve dudak balsamı. Beş dakikada hazırım, taptaze görünürüm. Bu görünüm markete giderken, kahve içmeye çıkarken, kısaca “uğraşamam ama güzel görüneyim” günlerinde harika.

Gece Diva Görünümü

Gece geldiğinde işler değişir. Tam kapatma fondöten, dramatik smokey göz, kalın eyeliner, takma kirpik, belirgin kontür, ışıltılı highlighter ve koyu bir ruj. Aynanın karşısında dönüp dururum, kendime hayran kalırım. Çünkü travesti Ece geceleri parlar canlarım, parlamak da en doğal hakkım.

Ürün Önerileri: Pahalı Olması Şart Değil

Şimdi şunu net söyleyeyim: İyi makyaj için kasayı boşaltmana gerek yok. Eczane markalarından harika ürünler çıkıyor. Tabii bazı şeylere biraz fazla para vermeye değer, ama her şeye değmez.

Benim önerilerim:

  • Fondöten ve kapatıcıya biraz daha bütçe ayır, çünkü bunlar tüm makyajının temeli.
  • Far paletlerinde uygun fiyatlı markalar bile artık çok pigmentli, lükse gerek yok.
  • Makyaj fırçalarına yatırım yap. İyi fırça, ürünü çok daha güzel uyguluyor, sonuç pırıl pırıl oluyor.
  • Rujda hem ucuz hem kaliteli bir sürü seçenek var, koleksiyon yapabilirsin gönlünce.

Bir de fırçaları temizlemeyi unutma. Kirli fırça hem cildini bozar hem de rengi karıştırır. Haftada bir hafif şampuanla yıka, kurusunlar, mis gibi olsunlar.

Makyajda En Sık Yapılan Hatalar

Yıllar içinde hem kendi yaptığım hem de etrafta gördüğüm klasik hatalar var. Gel bunlardan kurtulalım:

Yanlış fondöten tonu: En yaygın hata. Boynunla yüzün farklı renkte olmasın.

Çok fazla pudra: Yüzünü bembeyaz pudraya boğma, doğal ışıltını öldürür.

Birleştirmemek: Far, kontür, allık… Hepsini birleştir. Çizgiler asla kalmasın.

Kaşları abartmak: Doğallık her zaman kazanır. Kaşların yüzünü ezmesin.

Makyajla yatmak: Dedim ya, asla. Cildin için en kötü şey budur.

Makyaj ve Özgüven: Travesti Ece’nin Felsefesi

Şimdi biraz da içten konuşalım. Makyaj benim için bir maske değil, tam tersine kendimi en iyi ifade ettiğim alan. İçimdeki o renkli, cesur, eğlenceli kişiyi dışarı çıkarmamın yolu. Bazen insanlar “makyaj olmadan da güzelsin” der, doğru, ama mesele güzellik değil canlarım. Mesele kendini ifade etmek, kendini sevmek, kendinle barışık olmak.

Eline fırçayı aldığında o an sadece sana ait. Aynanın karşısında geçirdiğin o dakikalar bir nevi kendine sevgi gösterisi. O yüzden makyaj yaparken acele etme, keyfini çıkar, kendinle vakit geçir. Hata yaparsan gül geç, sil baştan yap. Hiçbir kanat ilk denemede mükemmel olmadı, benimkiler dahil.

Ve unutma: Makyaj senin için bir araç, kural değil. İstersen tonla yap, istersen hiç yapma. Önemli olan kendini iyi hissetmen. Travesti Ece olarak sana en büyük öğretim bu işte: Önce kendini sev, gerisi gelir.

Pratik Yapmak Her Şeyin Anahtarı

Sana bir sır vereyim mi? Ben de bir zamanlar berbat makyaj yapıyordum. Gerçekten berbat. Eski fotoğraflarıma bakınca utancımdan yerin dibine giriyorum. Ama pes etmedim, denedim, yanlış yaptım, tekrar denedim. İşte şimdi buradayım, sana ders veriyorum.

Demek istediğim şu: Yeteneksizsin diye bir şey yok. Sadece pratik eksikliğin var. Her gün biraz dene, videolardan izle, farklı görünümler tasarla. Bir bakmışsın altı ay sonra usta olmuşsun, arkadaşlarına ders veriyorsun. Ben de tam böyle başladım zaten.

Son Sözüm

Gördüğünüz gibi makyaj korkulacak bir şey değil, tam tersine müthiş eğlenceli bir oyun. Yeter ki cesaret et, kendine güven ve en önemlisi keyfini çıkar. Mükemmel olmak zorunda değilsin, mutlu olman yeterli.

Bu yazıyı yazarken çok keyif aldım canlarım. Umarım siz de okurken benim kadar eğlenmişsinizdir ve birkaç işe yarar numara kapmışsınızdır. Aynanın karşısına geçin, fırçaları kapın ve içinizdeki divayı çıkarın. Çünkü hepiniz muhteşemsiniz, sadece bunu kendinize hatırlatmanız lazım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, çok sevin kendinizi ve unutmayın: Hayat kısa, rujun kırmızı olsun! 💋

Peki senin vazgeçilmez makyaj numaran ne? En sevdiğin ruj rengini, yıllardır kullandığın o mucize ürünü ya da unutamadığın bir makyaj felaketini yorumlarda bana yaz! Bu yazıyı beğendiysen makyaj sever arkadaşlarınla paylaş, daha fazla öğreti için blogu takipte kal. Hadi öptüm!

Scroll to Top