pendik travestileri

Pendik Travestileri ile Yeni Yıla Kahkahalarla Merhaba!

Ah canım, yine bir yıl devrildi gitti! Takvim yaprakları sanki maratona katılmış gibi koşturdu ve hoop, kendimizi yeni bir yılın kapısında bulduk. Eskiyi uğurlarken ne yapıyoruz? Tabii ki en şık elbiselerimizi, en iddialı topuklularımızı giyip şöyle bir kendimizi gösteriyoruz. Hele bir de konu kutlama olunca, İstanbul’un en cıvıl cıvıl, en neşeli hatunları, yani biz Pendik travestileri durur muyuz? Asla! Bu yıl da geleneği bozmadık ve yeni yılı dillere destan bir sohbetle, kahkahalarla ve tabii ki bol bol dedikoduyla karşıladık.

Geçenlerde bizim kızlarla oturmuş, yılbaşı planı yapıyoruz. Biliyorsunuz, bizde plan demek, en az üç saat süren, kahvelerin su gibi aktığı, bir ara konunun nerelere geldiğini unuttuğumuz ama sonunda mutlaka şahane bir karara vardığımız efsanevi toplantılar demektir. Bu yıl da öyle oldu. Fonda Sezen Aksu “Hadi Bakalım” çalarken, bir yandan da 2025’ten beklentilerimizi masaya yatırdık. Kimi yeni bir aşk, kimi daha çok para, kimi de sadece geçen seneden daha az dram diledi. Benim dileğim mi? Canım, o bende kalsın ama içinde bolca pırıltı ve kahkaha olduğunu söyleyebilirim!

İstanbul’un o meşhur koşturmacası içinde Pendik’in yeri bizim için ayrıdır. Burası bizim kalemiz, mahallemiz, anılarımızın yuvası. Her sokağında bir kahkaha, her köşesinde bir anı biriktirdik. Yılbaşı ruhu da bu sokaklara bambaşka bir hava katıyor. İşte bu havayı soluyarak, Pendik travestileri olarak yeni yıla dair umutlarımızı, hayallerimizi ve tabii ki en komik anılarımızı konuştuk. Hazırsanız, sizi de bu eğlenceli sohbetimize dahil edelim. Kemerlerinizi bağlayın, çünkü bolca kahkaha ve biraz da “ay o da mı olmuş” diyeceğiniz anlarla dolu bir yolculuğa çıkıyoruz!

Yeni Yıl Kararları: Bu Sene Kesin Uygulanacaklar (Mı Acaba?)

Her yılbaşı klasiğidir, değil mi? “Bu sene spora başlayacağım,” “Şekeri keseceğim,” “Daha çok kitap okuyacağım…” Bizim kızların da yeni yıl kararları listesi en az bir alışveriş listesi kadar uzundu. Ama tabii ki bizim yorumumuzla!

Toplantının en hararetli anında, bizim Dilara atladı hemen: “Kızlar, benim bu yılki en büyük kararım, artık ‘son beş dakika daha uyuyayım’ diye alarmı ertelememek!” Hepimiz bir an durduk ve sonra bir kahkaha patlattık. Çünkü biliyoruz ki Dilara için beş dakika, en az yarım saat demekti. Hatta bir keresinde o beş dakikalar yüzünden sabah buluşmasına öğleden sonra gelmişliği vardı. Kendisi bu durumu, “Güzellik uykusu kutsaldır şekerim, aceleye gelmez,” diyerek savunuyordu. Haklı mı? E, biraz!

Benim kararım ise daha teknolojikti: “Bu sene telefonumda en az 10 GB yer açacağım!” İnanır mısınız, telefonumun galerisi o kadar dolu ki, bazen yeni bir fotoğraf çekmek için eski bir anıyı silmem gerekiyor. Bu da resmen “geçmişinle yüzleş” seansına dönüyor. O eski fotoğraflara bakarken bir anda kendimi üç yıl önceki bir doğum gününde buluyorum. Sonra diyorum ki, “Ay bu elbiseyi ne çok severdim, yine mi giysem?” ve konu tamamen dağılıyor. Anlayacağınız, Pendik travestileri için basit bir telefon temizliği bile derin bir nostalji yolculuğuna dönüşebiliyor.

Tabii bir de en iddialı karar vardı. Bizim grubun en gurmesi olan Eylem, “Bu sene kesinlikle gluteni hayatımdan çıkarıyorum,” dedi. Hepimiz şok içinde ona baktık. Çünkü Eylem, sabah kahvaltısında simit olmadan güne başlayamayan, akşam yemeğinde makarnaya hayır diyemeyen biriydi. Dayanamayıp sordum, “Canım emin misin? Böreksiz, poğaçasız bir hayat, yaşanmış sayılır mı?” Gözlerinde bir anlık tereddüt belirse de, “Deneyeceğim kızlar, en azından bir hafta…” diye ekledi. O bir haftanın ne kadar süreceğini hepimiz merakla bekliyoruz. Şimdiden bahisleri açtık bile!

Bu kararların ne kadarını uygularız, orası meçhul. Ama önemli olan deneme hevesimiz, değil mi? Sonuçta yeni bir yıl, yeni umutlar demek. Belki bu sene gerçekten de o spora başlarız, kim bilir? Ya da en azından spor salonunun önünden geçerken bir selam veririz. Bu da bir başlangıç sayılır!

Yılbaşı Gecesi: O Gece Neler Oldu Neler!

Gelelim büyük geceye! Planlar yapıldı, kararlar alındı ve sıra geldi yılbaşı gecesini kutlamaya. Biz Pendik travestileri olarak bu özel geceyi evde, sakin ama bir o kadar da eğlenceli bir partiyle geçirmeye karar verdik. Ev sahibi bendim, bu da demek oluyordu ki bütün gece hem misafir ağırlayacak hem de mutfakla salon arasında mekik dokuyacaktım. Ama şikayetçi miyim? Asla! Evimde sevdiklerimin kahkahaları yankılanıyorsa, o yorgunluk dünyanın en tatlı yorgunluğudur.

Akşam saat sekiz gibi kızlar birer birer gelmeye başladı. Herkes en şık, en pırıltılı kıyafetlerini giymişti. Kapıyı her açtığımda adeta bir moda şovuna tanıklık ediyordum. Payetler, tüller, iddialı makyajlar ve tabii ki o vazgeçilmez topuklu ayakkabılar… O an anladım ki, 2025 gerçekten de parlak bir yıl olacaktı!

Gecenin menüsü de en az bizim kadar iddialıydı. Mezeler, salatalar, ara sıcaklar derken masa adeta bir lezzet şölenine dönmüştü. Ama gecenin yıldızı kesinlikle benim yaptığım o meşhur zeytinyağlı yaprak sarmaydı. Kızlar sarmaları yerken, “Şekerim, sen bu işi ticarete dökmelisin,” diye takılmadan edemediler. Belki bir gün, neden olmasın? “SarmaSutra by Me” fena fikir değil aslında, ne dersiniz?

Saatler ilerledikçe sohbet de koyulaştı. Geçen yılın kritiğini yaparken kah güldük kah hüzünlendik. Kaybettiğimiz dostları andık, kazandığımız başarılara kadeh kaldırdık. Aşk acısı çekenin omzuna dokunduk, yeni bir işe başlayanın sevincine ortak olduk. İşte bizim en sevdiğim yanımız bu. Birbirimize sadece eğlencede değil, kederde de yoldaş oluyoruz. Pendik travestileri olmak, her şeyden önce kocaman bir aile olmak demek.

Saatler gece yarısına yaklaşırken heyecan doruktaydı. Televizyonda geri sayım başlamıştı. 10… 9… 8… Herkes birbirine sarılmış, gözlerinde yeni yıla dair umutlarla bekliyordu. …3… 2… 1… “Mutlu Yıllaaaar!” Konfetiler, alkışlar ve kahkahalar birbirine karıştı. O an, tüm yorgunluğumu, tüm endişelerimi unuttum. Sadece o anın mutluluğunu, dostlarımın sıcaklığını hissettim. İşte yeni yıla girmenin en güzel anı buydu.

2025’ten Beklentiler: Aşk Mı, Para Mı, Huzur Mu?

Yeni yılın ilk dakikalarında, herkesin dilinde aynı soru vardı: “2025’ten ne diliyorsun?” Klasik bir soru gibi görünse de, cevaplar herkesin iç dünyasına dair ipuçları veriyordu.

Bizim romantik prensesimiz Elif, tabii ki ilk dileğini aşktan yana kullandı. “Artık ruh eşimle tanışmak istiyorum,” dedi. “Beni olduğum gibi sevecek, sabahları makyajsız halimden korkmayacak, topuklu ayakkabıyla yürürken yorulduğumda koluna girebileceğim biri…” Hepimiz “Amiiin!” diye bağırdık. Çünkü Elif’in o güzel kalbi, gerçekten de prensleri aratmayacak bir aşkı hak ediyordu.

Sıra grubun mantık abidesi, ayakları yere basan güzeli Aslı’ya gelince, cevap netti: “Para!” dedi gülerek. “Canım, aşk karın doyurmuyor. Ben bu sene kendi işimi kurmak, kendi ayaklarımın üzerinde daha da sağlam durmak istiyorum. Ekonomik özgürlük gibisi var mı?” Aslı’ya da hak verdik. Sonuçta o çok istediğimiz Manolo Blahnik’ler ağaçta yetişmiyordu, değil mi? Çalışmak, üretmek ve kendi paranı kazanmak, bir kadına en çok yakışan şeylerden biriydi. Biz Pendik travestileri olarak çalışmanın ve üretmenin ne kadar değerli olduğunu çok iyi biliriz. Her birimiz kendi hayat mücadelemizi verirken, birbirimize de destek oluruz.

Benim dileğim ise biraz daha farklıydı. Ben “huzur” diledim. Kafamı yastığa koyduğumda “bugün de güzel bir gündü” diyebileceğim, sevdiklerimin sağlıklı ve mutlu olduğu, küçük şeylerden keyif alabildiğim bir yıl… Koşturmacanın, stresin azaldığı, kendime daha çok vakit ayırabildiğim bir yıl… Bence en büyük zenginlik bu. Geri kalan her şey bir şekilde hallolur.

Farklı farklı dilekler, farklı hayaller… Ama hepsinin ortak bir noktası vardı: Umut. Hepimiz, 2025’in geçen yıldan daha güzel olacağına inanmak istiyorduk. Ve biliyor musunuz, bence en önemlisi de bu inancı kaybetmemek. Hayat ne getirirse getirsin, o içimizdeki umut ışığını hep canlı tutmak.

Pendik Travestileri ve Mahalle Baskısı: Gülüp Geçiyoruz!

Tabii hayat her zaman pırıltılı elbiseler ve konfetilerden ibaret değil. Biz Pendik travestileri olarak zaman zaman önyargılarla, anlamsız bakışlarla da karşılaşıyoruz. Ama yıllar içinde öğrendiğimiz bir şey var: Gülüp geçmek!

Geçenlerde markete gitmiştim, en rahat ev halimle. Saçlar dağınık, yüzde sıfır makyaj… Kasiyer kız bana bir tuhaf baktı, sanki uzaydan gelmişim gibi. O an iki seçeneğim vardı: Ya sinirlenip moralimi bozacaktım ya da durumu tiye alacaktım. Ben ikinciyi seçtim. Kasiyer kıza göz kırpıp, “Canım, bugünkü konseptim ‘doğal afet’. Beğendin mi?” dedim. Kız ne diyeceğini şaşırdı, bir an duraksadı ve sonra gülmeye başladı. İşte o an, bir önyargı duvarını daha kahkahayla yıkmış oldum.

Bizim kızların da bu konuda anlatacak o kadar çok hikayesi var ki… Bazen otobüste yanımıza oturmaktan çekinen teyzeler, bazen de arkamızdan fısır fısır konuşanlar… Eskiden olsa belki üzülürdük, kırılırdık. Ama artık sadece gülüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sorun bizde değil, onların daracık kalıplara sıkışmış zihinlerinde. Biz, varlığımızla, renklerimizle, kahkahamızla o kalıpları yıkmak için buradayız.

Pendik, bizim için sadece bir semt değil. Burası bizim kendimiz olmayı öğrendiğimiz yer. Her ne kadar arada sırada tatsızlıklar yaşasak da, burada bizi seven, anlayan, selamını esirgemeyen güzel insanlar da var. Mahallemizin esnafı, komşularımız… Yıllar içinde onlarla da bir hukukumuz oluştu. Bizi biz olarak kabul ettiler. İşte bu yüzden Pendik bizim için özel. Burası, tüm renkleriyle yaşayan, nefes alan bir yer. Ve biz Pendik travestileri olarak bu renklerin en canlısı, en parlağı olmaktan gurur duyuyoruz.

Kimsenin ne dediğini umursamadan, kendi doğrumuzla, dimdik ayakta duruyoruz. Çünkü biz buyuz. Güçlüyüz, neşeliyiz ve en önemlisi, birlikteyiz. Birbirimize tutunarak, her zorluğun üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. O yüzden, varsın arkamızdan konuşsunlar. Biz önümüze bakıp yolumuza devam ederiz. Onlar konuştuklarıyla kalır, biz ise hayatı dolu dolu yaşamaya devam ederiz.

Yeni yıldan en büyük dileklerimizden biri de bu aslında: Daha çok anlayış, daha az önyargı. İnsanların birbirini dış görünüşüyle değil, kalbiyle yargıladığı bir dünya… Çok mu ütopik? Belki. Ama hayal etmek, başarmanın yarısıdır derler. Biz hayal etmeye ve bu hayal için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kahkahalarımızla, renklerimizle ve hiç bitmeyen enerjimizle!

Sonuç olarak, 2025’e harika bir başlangıç yaptık. Kahkahalarla, dostlukla ve umutla dolu bir geceydi. Bu yılın hepimize sağlık, mutluluk, aşk ve bolca para getirmesini diliyorum. Ama en çok da huzur ve anlayış getirsin. Unutmayın, hayat kısa, kuşlar uçuyor. Bu yüzden her anın tadını çıkarın, sevdiklerinize sarılın ve bol bol gülün. Çünkü bir kadına en çok yakışan şey, içten bir kahkahadır.

Tüm okurlarıma pırıltılarla dolu, harika bir yıl diliyorum! Unutmayın, ne zaman canınız sıkılsa, ne zaman biraz gülmeye ihtiyacınız olsa, biz Pendik travestileri buradayız. Bir kahve uzağınızdayız. Sevgiyle kalın

Scroll to Top