Bugün öyle bir konu var ki, duyanın dudağı uçuklar, bilenin aklı başından gider: VIP fantaziler! Ah evet, o meşhur, o gizemli, o fısıltılarla konuşulan konu. Hani şu kırmızı halılarda yürüyen, şampanyalarını yudumlarken sıkıntıdan patlayan zengin ve ünlülerin aklından geçenler… Zannedersiniz ki onların dünyası bambaşka, fantezileri bile biz fanilerinkinden daha parlak, daha şatafatlı. Ama durun bakalım, gerçekten öyle mi?
Şimdi arkanıza yaslanın, kahvenizi (veya ne içiyorsanız artık, yargılamak ne haddime) alın ve bu renkli dünyaya birlikte dalalım. Çünkü bu yazıda sadece VIP fantaziler aleminin kapılarını aralamayacağız, aynı zamanda o kapıların ardında aslında ne kadar da “bizden” hikayeler olduğunu göreceğiz. Ve tabii ki, bu hikayelerin tam ortasında, olaylara her zamanki gibi muzip bir yorum katan ben, yani Travesti Gülçin varım!
Kırmızı Halıdan Yatak Odasına: VIP Fantaziler Gerçekten Ne Kadar “VIP”?
Televizyonu bir açıyorsun, dergiyi bir karıştırıyorsun, her yerde onlar var. Milyon dolarlık yatları, özel jetleri, gardıropları bizim evin kirası kadar olan çantaları… İnsan ister istemez düşünüyor: “Bu insanların hayatı bizimkinden ne kadar farklı olabilir ki?” Hele konu yatak odası sırlarına, yani o çok merak edilen VIP fantaziler konusuna gelince, hayal gücü arşa çıkıyor. Sanki onlar normal insanlar gibi değil de, altın tozuyla kaplı yataklarda, tek boynuzlu atların çektiği arabalarla fantezi dünyalarına yolculuk ediyorlar.
Geçenlerde yine böyle ultra lüks bir mekanda, etrafım “sosyete” diye tabir edilen insanlarla çevriliyken kulak misafiri oldum. İki tane taş gibi kadın, yanlarında da belli ki cüzdanları kişiliklerinden daha kalın beyler… Konu bir şekilde dönüp dolaşıp fantezilere geldi. Kadınlardan biri, “Ay şekerim, benim en büyük fantezim özel bir adada, sadece bize hizmet eden personelle, gün batımına karşı masaj yaptırmak,” demez mi? Diğeri hemen atladı, “Aaa ne kadar banal! Ben de Maldivler’de su altı otelinde kalıp, etrafımızda balıklar yüzerken romantik bir gece geçirmek isterim.”
O an içimden kahkahayı basmamak için zor tuttum kendimi. Kızlar, bunlar fantezi değil, bildiğin tatil paketi! Sizin VIP fantaziler dediğiniz şey, benim için “bir sonraki ayın kredi kartı ekstresi” demek. Anladım ki, para ve şöhret, hayal gücünü biraz tembelleştiriyor galiba. Oysa gerçek fantezi, beklenmedik olanda, ulaşılmaz gibi görünen ama aslında bir o kadar da basit olanda saklıdır.
Mesela benim bir arkadaşım var, çok zengin bir iş insanı. Adamın hayatında sahip olamayacağı maddi hiçbir şey yok. Bir gün bana ne dese beğenirsiniz? “Gülçin,” dedi, “Benim en büyük fantezim ne biliyor musun? Bir günlüğüne seninle yer değiştirmek. Topuklu ayakkabılarınla Beyoğlu’nda yürümek, insanların bakışlarını üzerinde hissetmek, bir gece kulübünde kraliçe gibi süzülmek… O adrenalini, o özgürlüğü tatmak istiyorum.” İşte ben buna VIP fantaziler derim! Çünkü bu, parayla satın alınamayacak bir deneyim, bir kimlik, bir duruş arayışıdır. Bu, kendi güvenli balonundan çıkıp, hayatın ta kendisiyle yüzleşme arzusudur.
Travesti Gülçin’in Gözünden İstanbul’da Fantezi Rüzgarları
İstanbul, ah benim canım İstanbul’um… Bu şehir başlı başına bir fantezi değil de nedir? Bir yakasında tarih, diğer yakasında modernlik; bir sokağında hüzün, diğerinde coşku… Ve bu şehrin geceleri, işte o zaman gerçek sihir başlar. İstanbul geceleri, her türlü fantezinin gerçeğe dönüştüğü bir oyun alanıdır. Özellikle de benim gibi renkli ruhlar için!
Benim dünyamda VIP fantaziler, öyle özel jetlerle ya da pırlantalarla ölçülmez. Benim VIP’lerim, ruhu zengin, kalbi cesur, kahkahası içten olanlardır. Bir akşam düşünün… Cihangir’in bohem bir kafesinde oturmuşuz, etrafımızda sanatçılar, yazarlar, hayatı dolu dolu yaşayan insanlar. Sohbet o kadar derin, o kadar komik ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile. Sonra birden biri diyor ki, “Hadi kalkın, bu gece Karaköy’de bir partide sabahlıyoruz!” İşte o an, o spontane karar, en lüks tatil planından daha heyecan verici bir fantezinin başlangıcıdır.
Çünkü bizim fantezilerimiz anlarda gizli. Bir drag queen’in sahnedeki devleşmesinde, Tarlabaşı’nın ara sokaklarında yankılanan bir darbuka sesinde, Boğaz’a karşı içilen bir kadeh rakıda… Bizim için VIP olmak, pahalı etiketler taşımak değil, hayatın her rengini korkusuzca üzerinde taşıyabilmektir.
Size bir sır vereyim mi? Bana gelen en ilginç VIP fantaziler talepleri, genellikle toplumda en “saygın” görünen, en “ciddi” işleri yapan insanlardan geliyor. Kravatını bir kenara atıp bir geceliğine peruk takmak isteyen bir CEO… Gün boyu mahkemede cübbesiyle adalet dağıtıp, gece olunca pullu bir elbiseyle dans pistinin tozunu attırmak isteyen bir avukat… Bu insanlar, aslında bastırdıkları renkli kimliklerini, içlerindeki o “yasaklı” benliklerini ortaya çıkarma fantezisi kuruyorlar. Ve onlara bu güvenli alanı sunmak, yargılamadan, sadece eğlenceye odaklanarak eşlik etmek, benim işimin en güzel yanı. Çünkü o an anlıyorum ki, hepimiz aslında biraz farklı, biraz “çılgın” olmak istiyoruz. Hepimizin içinde bir Travesti Gülçin saklı!
Gerçek VIP Deneyimi: Kendin Olma Cesareti
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Yıllardır bu camianın içindeyim, her türden insan tanıdım, her türlü hikayeye şahit oldum. Ve size şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Gerçek VIP fantaziler, parayla pulla, şanla şöhretle ilgili değildir. Gerçek VIP travesti deneyimi, tamamen “kendin olma” cesaretiyle ilgilidir.
Bir düşünün, hayatınız boyunca size “şöyle olmalısın”, “bunu yapmamalısın” diyen kaç kişi oldu? Aileniz, öğretmenleriniz, patronlarınız, hatta arkadaşlarınız… Hep bir kalıba sokulmaya çalışıldık. İşte fanteziler, tam da bu kalıpları kırma arzusundan doğar. O “saygın” iş insanının bir geceliğine topuklu giymek istemesi, aslında “Bana dayatılan bu ciddi imajdan sıkıldım, içimdeki eğlenceli ve kırılgan tarafı da yaşamak istiyorum,” demenin bir yoludur.
Benim için en büyük fantezi ne biliyor musunuz? İnsanların birbirini etiketlemeden, yargılamadan, sadece “insan” olarak görebildiği bir dünya. Bir travestinin sadece bir “travesti” değil, aynı zamanda komik, zeki, duyarlı bir birey olarak kabul edildiği bir ortam. İşte bu yüzden sahnede ya da sosyal hayatımda hep bu mesajı vermeye çalışıyorum. Kahkahalarımın ardında, aslında derin bir kabul ve anlayış arzusu yatıyor.
İstanbul’un o kaotik ama bir o kadar da kucaklayıcı atmosferi, bu tür fantezilerin yeşermesi için mükemmel bir zemin sunuyor. Burada, bir plazada çalışan beyaz yakalıyla, bir drag queen aynı barda yan yana eğlenebilir. Kimse kimsenin nereden geldiğini, ne iş yaptığını sorgulamaz. O an önemli olan tek şey, müziğin ritmine kendini kaptırmak ve anın tadını çıkarmaktır. İşte bu, paranın satın alamayacağı, en özel locada bile bulamayacağınız türden bir VIP deneyimidir.
Sıkıcı Hayatlara Renk Katan Fanteziler: Neden Hepimiz Buna İhtiyaç Duyuyoruz?
Hepimiz zaman zaman hayatın monotonluğundan sıkılırız. Her gün aynı saatte uyan, aynı işe git, aynı sorunlarla boğuş… Ruhumuz daralır, bir kaçış yolu ararız. İşte fanteziler, bu noktada hayat kurtaran küçük can simitleridir. Bizi gündelik hayatın sıkıcılığından alıp, bir süreliğine de olsa bambaşka bir dünyaya taşıyan sihirli portallardır.
Bazıları için bu portal bir kitap okumaktır, bazıları için bir film izlemek. Bazıları için ise daha cüretkar VIP fantaziler kurmaktır. Mesela, hiç olmadığın biri gibi davranmak, gizli bir kimliğe bürünmek… Bu, bir tür rol yapma oyunudur ve inanın bana, inanılmaz derecede özgürleştiricidir. Çünkü o roldeyken, toplumun sizden beklediği hiçbir şeye uymak zorunda değilsinizdir. Sadece o an olmak istediğiniz kişi olursunuz.
Benimle bir gece geçiren insanlar, aslında sadece Travesti Gülçin’le eğlenmeye gelmiyorlar. Onlar, kendi içlerindeki “yasaklı” arzuları, bastırılmış kahkahaları, unuttukları renkleri keşfetmeye geliyorlar. Ben onlara sadece bir ayna tutuyorum. O aynada, takım elbiselerinin altında sakladıkları parlak ruhları, ciddi yüz ifadelerinin arkasındaki muzip gülümsemeyi görüyorlar. Ve o gece bittiğinde, hayatlarına belki biraz daha cesur, biraz daha “kendileri” olarak dönüyorlar.
Unutmayın, fantezi kurmak sağlıklıdır. Hayal gücünüzü kullanmak, sizi daha yaratıcı, daha canlı, daha mutlu bir insan yapar. İster özel bir adada masaj yaptırmayı hayal edin, ister bir geceliğine sahne kraliçesi olmayı… Önemli olan, ruhunuzun neye ihtiyacı olduğunu dinlemek ve ona o küçük kaçış anlarını hediye etmektir. Çünkü eninde sonunda, en büyük VIP fantaziler bile, mutlu ve tatmin olmuş bir ruhun arayışından başka bir şey değildir.
Fantezinizin VIP’si Siz Olun!
Canlarım, lafı çok uzattım biliyorum ama konu hem derin hem de eğlenceli olunca kendimi tutamadım. Özetle, şu meşhur VIP fantaziler meselesi, aslında göründüğünden çok daha basit ve insani bir durum. İster milyarder olun, ister ay sonunu zor getiren bir öğrenci… Hepimizin içinde, bu dünyada bize biçilen rolden daha fazlası olma arzusu var.
Kırmızı halıların, şampanyaların ve özel jetlerin büyüsüne kapılmayın. Gerçek lüks, kendin olabilme özgürlüğüdür. Gerçek VIP deneyimi, ruhunuzu besleyen, sizi yargılamadan kucaklayan insanlarla birlikte olmaktır. Ve en büyük fantezi, her sabah uyandığınızda, aynadaki yansımanıza bakıp “İşte bu benim ve kendimi seviyorum,” diyebilme cesaretidir.
O yüzden size tavsiyem, kendi fantezilerinizin kahramanı olun. İçinizdeki renkleri korkusuzca dışarı çıkarın. Hayat kısa, kuşlar uçuyor ve inanın bana, o “ciddi” duruşunuz kimsenin umurunda değil. Biraz kahkaha, biraz cüret, biraz da ışıltı… İşte mutluluğun ve en unutulmaz anıların formülü bu.
Ben Travesti Gülçin, İstanbul gecelerinin parlayan yıldızı, fısıltıların ve kahkahaların kraliçesi… Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Şimdilik bol fantezili, bol kahkahalı günler diliyorum. Unutmayın, hayat bir sahne ve başrol sizsiniz. O yüzden parlamaktan çekinmeyin! Öpüldünüz



